Zarafetin En Değerli Hâli

LUXORA; doğal pırlantaların büyüleyici ışıltısını, değerli taşların eşsiz renklerini ve İsviçre saatçiliğinin kusursuz işçiliğini seçkin koleksiyonlarda buluşturur. Zamansız tasarımlardan çağdaş yorumlara uzanan özel ürünlerimiz; hayatınızın unutulmaz anlarına değer katmak ve tarzınızı benzersiz bir imzayla tamamlamak için özenle seçilir. LUXORA ile her detay, kalıcı bir zarafete dönüşür.

Güvenli Alışveriş

Güvenli
Alışveriş

Bakım Garantisi

Bakım
Garantisi

Sigortalı
Teslimat

Özel Şık Kutu

Özel
Şık Kutu

Hologramlı
Sertifika

Kolay İade

Kolay
İade

LUXORA Mücevher Rehberi

Pırlanta ve değerli taşlar

Yüzük ve alyans rehberi

Mücevher bakımı ve kullanımı

LUXORA Mücevher ile Zarafetin En Değerli Hali

LUXORA Mücevher, hayatın unutulmaz anlarını zamansız bir ışıltıyla buluşturan özgün mücevher tasarımları sunar. Pırlantanın göz kamaştıran parlaklığını, altının sıcak dokusunu ve değerli taşların kendine özgü renklerini modern tasarım anlayışıyla bir araya getirir. Her parça yalnızca tamamlayıcı bir aksesuar değil; duyguları, hatıraları ve kişisel hikâyeleri taşıyan özel bir değer olarak tasarlanır.

Klasik çizgilerden modern detaylara uzanan koleksiyonlarımızda tektaş yüzükler, alyanslar, değerli taşlı yüzükler, kolyeler, küpeler, bileklikler ve özel günlere uygun seçkin mücevherler yer alır. Kendiniz veya sevdikleriniz için anlamlı bir hediye arıyorsanız, LUXORA Mücevher koleksiyonlarında farklı tarzlara hitap eden zarif seçenekleri keşfedebilirsiniz.

Pırlanta Tektaş ve Alyans Modelleri

Aşkın, bağlılığın ve birlikte kurulan geleceğin en güçlü simgelerinden biri tektaş yüzüktür. LUXORA tektaş yüzük modelleri, pırlantanın bütün ışıltısını ortaya çıkaran zarif montürler ve dengeli tasarım ayrıntılarıyla hazırlanır. Yuvarlak, oval ve farklı kesim seçeneklerinin kullanıldığı modeller, klasik zarafeti çağdaş bir görünümle buluşturur.

Alyans modellerimiz ise iki kişinin ortak hikâyesini simgeleyen zamansız tasarımlardan oluşur. Sade ve ince modellerden daha gösterişli alternatiflere kadar farklı seçenekler sunulur.

Tektaş ve alyansın birlikte uyumlu kullanılabilmesi, estetik görünüm kadar günlük kullanım rahatlığı açısından da önemlidir. Bu nedenle model seçerken yüzük ölçüsü, montür yüksekliği, altın rengi ve kişisel kullanım alışkanlıkları birlikte değerlendirilmelidir.

Altın ve Değerli Taşların Eşsiz Uyumu

Her değerli taşın kendine özgü bir karakteri, rengi ve anlamı vardır. Yeşil turmalinin doğadan gelen canlılığı, safirin derin mavisi, yakutun güçlü kırmızısı ve zümrüdün seçkin görünümü, altının farklı renkleriyle birleşerek dikkat çekici tasarımlara dönüşür.

Sarı altın sıcak ve klasik bir görünüm sağlarken beyaz altın modern ve aydınlık bir etki oluşturur. Rose altın ise romantik ve yumuşak rengiyle özellikle çağdaş tasarımlarda öne çıkar. LUXORA Mücevher koleksiyonlarında taşın rengi, kesimi, montürü ve kullanılacak altının tonu bir bütün olarak değerlendirilir. Böylece her model kendi içinde dengeli, zarif ve karakterli bir görünüm kazanır.

Size Özel Mücevher Deneyimi

Mücevheri gerçek anlamda değerli kılan yalnızca kullanılan taş veya altın değildir. Onu kimin için seçtiğiniz, hangi anıyı taşıdığı ve sizin için ne ifade ettiği de en az materyali kadar önemlidir. Bu nedenle seçtiğiniz yüzüğün içine isim, tarih veya kısa bir mesaj yazdırarak mücevherinizi kişiselleştirebilirsiniz.

Ürün sayfalarındaki kişiselleştirme alanına yüzüğün içine yazılmasını istediğiniz metni ekleyebilirsiniz. Tanışma tarihi, evlilik yıldönümü, iki kişinin baş harfleri veya yalnızca sizin için anlam taşıyan kısa bir söz, mücevherinizi benzersiz bir hatıraya dönüştürür. Yazının uygulanabilirliği yüzüğün modeli, ölçüsü ve kullanılabilir iç yüzeyine göre değerlendirilir.

Doğru Yüzük Ölçüsü Nasıl Seçilir?

Yüzüğün rahat ve güvenli kullanılabilmesi için doğru ölçünün seçilmesi gerekir. Parmağı sıkan bir yüzük günlük kullanımda rahatsızlık oluşturabilir; fazla geniş bir yüzük ise elden çıkma riski taşır. Mevcut bir yüzüğün iç çapını milimetre cinsinden ölçerek uygun yüzük ölçüsünü belirleyebilirsiniz.

Parmak ölçüsü sıcaklık, günün saati ve ödem gibi etkenlere bağlı olarak değişebilir. Ölçümün eller normal sıcaklıktayken ve günün ilerleyen saatlerinde yapılması daha sağlıklı sonuç verir. İki ölçü arasında kalmanız durumunda büyük olan ölçüyü tercih edebilir veya profesyonel ölçüm için bir kuyumcudan destek alabilirsiniz. LUXORA ürün sayfalarında sunulan ölçü seçenekleri, sipariş sırasında doğru modeli seçmenizi kolaylaştırır.

Mücevherlerinizi Uzun Yıllar Işıltıyla Kullanın

Altın, pırlanta ve renkli taşlı mücevherlerin güzelliğini korumak için doğru kullanım ve bakım önemlidir. Mücevherlerin parfüm, krem, deterjan, kolonya ve benzeri kimyasal ürünlerle doğrudan temasından kaçınılmalıdır. Spor, duş, havuz, deniz ve ev işleri sırasında yüzüklerin çıkarılması; taşların, montürlerin ve metal yüzeyin korunmasına yardımcı olur.

Kullanım sonrasında mücevherinizi yumuşak ve tüy bırakmayan bir bezle nazikçe temizleyebilirsiniz. Çizilmeyi önlemek için her parçayı diğer takılardan ayrı biçimde, kendi kutusunda saklamanız önerilir. Taş yuvalarının ve montürün belirli aralıklarla uzman tarafından kontrol edilmesi de güvenli kullanım açısından faydalıdır.

Özenli Hazırlık ve Güvenli Teslimat

LUXORA Mücevher’de her sipariş, seçilen model ve kişiselleştirme ayrıntıları dikkate alınarak özenle hazırlanır. Hazırlık sürecinin ardından ürününüz özel LUXORA kutusuna yerleştirilir ve ürün özelliklerini içeren bilgi kartıyla birlikte gönderime hazır hâle getirilir.

Siparişler ücretsiz ve sigortalı taşıma hizmetiyle adresinize teslim edilir. Ürününüz size ulaşıncaya kadar LUXORA Mücevher’in sorumluluğu ve güvencesi altındadır. Böylece alışverişinizin seçimden teslimata kadar her aşamasında güvenli ve özenli bir deneyim yaşamanız amaçlanır.

LUXORA Mücevher koleksiyonlarını şimdi keşfedin; tarzınızı tamamlayan, duygularınızı yansıtan ve değerli anlarınıza eşlik edecek size özel mücevheri seçin.

4C Kuralı Neden Önemlidir?

Pırlanta seçimi yalnızca taşın büyüklüğüne veya ilk bakışta ne kadar parlak göründüğüne göre yapılmamalıdır. Her pırlantanın değerini, görünümünü ve ışığı yansıtma gücünü belirleyen temel özellikler bulunur. Uluslararası standartlarda bu özellikler; karat, kesim, renk ve berraklık olmak üzere dört başlık altında değerlendirilir. İngilizce karşılıklarının baş harflerinden dolayı bu değerlendirme sistemi “4C Kuralı” olarak adlandırılır.

4C özellikleri birlikte değerlendirildiğinde pırlantanın gerçek kalitesi hakkında daha doğru bilgi edinilebilir. Aynı karat ağırlığına sahip iki pırlanta, kesim kalitesi, renk derecesi veya berraklık seviyesi nedeniyle birbirinden oldukça farklı görünebilir ve farklı fiyatlara sahip olabilir.

Karat: Pırlantanın Ağırlığı

Karat, pırlantanın ağırlığını ifade eden ölçü birimidir. Bir karat 0,20 grama eşittir. Karat değeri yükseldikçe taşın büyüklüğü genellikle artar; ancak karat, pırlantanın tek başına ne kadar kaliteli olduğunu göstermez.

Yüksek karatlı fakat zayıf kesilmiş bir pırlanta, daha düşük karatlı ve kusursuz oranlarla kesilmiş bir taştan daha az parlak görünebilir. Bu nedenle pırlanta seçerken yalnızca karat ağırlığına odaklanmak yerine taşın diğer üç özelliğiyle kurduğu dengeye bakılmalıdır.

Pırlantanın parmakta veya mücevher üzerinde ne kadar büyük görüneceği; karatın yanı sıra kesim şekline, montür biçimine ve taşın yüzey ölçülerine de bağlıdır.

Kesim: Pırlantanın Işıltısını Belirleyen Özellik

Kesim, pırlantanın ışığı nasıl karşıladığını ve geri yansıttığını belirler. İyi kesilmiş bir pırlantaya giren ışık, taşın içinde doğru açılarla ilerleyerek üst yüzeyden güçlü bir parlaklıkla geri döner.

Kesim kalitesi düşük olduğunda ışığın bir kısmı taşın altından veya yanlarından kaybolur. Bu durum yüksek karatlı ve berrak bir pırlantanın bile donuk görünmesine neden olabilir. Bu yüzden 4C özellikleri içerisinde pırlantanın gözle görülebilen güzelliğini en fazla etkileyen unsurlardan biri kesimdir.

Kesim değerlendirilirken taşın oranları, simetrisi, yüzeylerinin uyumu ve parlatma kalitesi birlikte incelenir.

Renk: Renksizliğe Yaklaştıkça Artan Değer

Beyaz pırlantalarda renk değerlendirmesi D ile Z arasında yapılan uluslararası bir derecelendirmeye dayanır. D derecesi tamamen renksiz ve en yüksek renk sınıfını ifade eder. Harfler ilerledikçe taşta sarı veya kahverengi tonlar daha belirgin hâle gelir.

Ancak her renk farkı çıplak gözle kolayca görülemez. Pırlantanın büyüklüğü, kesim şekli ve kullanılacağı altının rengi de taşın algılanan rengini etkiler. Örneğin sarı veya roze altın montürlerde bazı renk dereceleri oldukça dengeli ve sıcak bir görünüm sunabilir. Beyaz altın ve platin tasarımlarda ise daha yüksek renk sınıfları tercih edilebilir.

Berraklık: Doğal İzlerin Değerlendirilmesi

Pırlantalar doğada yüksek basınç ve sıcaklık altında oluşur. Bu süreç sırasında taşın içerisinde veya yüzeyinde küçük doğal izler meydana gelebilir. İç kısımdaki izler kapanım, yüzeydekiler ise leke olarak adlandırılır.

Berraklık derecesi, bu izlerin sayısına, büyüklüğüne, konumuna ve görünürlüğüne göre belirlenir. Berraklığı yüksek bir pırlanta daha nadir olabilir; ancak her kapanım çıplak gözle fark edilmez. Gözle görülemeyen küçük izlere sahip bir pırlanta, doğru kesim ve renk özellikleriyle son derece parlak ve etkileyici görünebilir.

Doğru Pırlanta Dört Özelliğin Dengesidir

İdeal pırlanta her 4C özelliğinde en yüksek dereceye sahip olan taş olmak zorunda değildir. En doğru seçim; kişisel beklentiler, tasarım, kullanım amacı ve bütçe arasında dengeli bir karar verilmesiyle yapılır.

LUXORA Mücevher koleksiyonlarında pırlantalar yalnızca karat ağırlığına göre değil; kesim, renk ve berraklık özellikleri birlikte değerlendirilerek seçilir. Doğru sertifika bilgileriyle sunulan bir pırlanta, hem satın alma kararınızı güvenli hâle getirir hem de mücevherinizin güzelliğini ve değerini uzun yıllar korumasına yardımcı olur.

Alyans ve Tektaş Yüzük Birlikte Nasıl Seçilir?

Alyans ve tektaş yüzük, evlilik yolculuğunun farklı anlarını simgeleyen iki özel mücevherdir. Tektaş yüzük evlilik teklifini ve verilen sözü temsil ederken alyans, birlikte kurulan hayatın ve kalıcı bağlılığın simgesidir. Bu iki yüzük çoğu zaman aynı parmakta kullanıldığı için ayrı ayrı güzel olmalarının yanı sıra yan yana geldiklerinde de uyumlu görünmeleri önemlidir.

Doğru seçim yapılırken altın rengi, yüzüklerin biçimi, montür yüksekliği, pırlantanın kesimi ve günlük kullanım alışkanlıkları birlikte değerlendirilmelidir. Böylece iki yüzük hem estetik açıdan bütünlük oluşturur hem de uzun süre rahatça kullanılabilir.

Altın Renklerinin Uyumuna Dikkat Edin

Alyans ile tektaş seçerken ilk dikkat edilmesi gereken özelliklerden biri metal rengidir. Beyaz altın, sarı altın ve roze altın yüzükler farklı tasarım karakterlerine sahiptir.

Beyaz altın, pırlantanın parlaklığını öne çıkaran modern ve aydınlık bir görünüm sunar. Sarı altın sıcak, geleneksel ve zamansız bir etki oluşturur. Roze altın ise romantik ve yumuşak tonuyla özellikle çağdaş tasarımlarda tercih edilir.

İki yüzüğün aynı altın renginde olması bütünlüklü bir görünüm sağlar. Bununla birlikte farklı renklerin bilinçli biçimde bir araya getirildiği kombinasyonlar da oldukça şık olabilir. Örneğin beyaz altın tektaş, sarı veya roze altın bir alyansla birlikte kullanılarak dikkat çekici bir kontrast oluşturabilir.

Tektaşın Montür Yüksekliğini Kontrol Edin

Tektaş yüzüğün pırlantayı taşıyan bölümüne montür adı verilir. Montürün yüksekliği, alyansın tektaşa ne kadar yaklaşabileceğini doğrudan etkiler.

Yüksek montürlü bir tektaşın altına alyans daha kolay yerleşebilir ve iki yüzük arasında belirgin bir boşluk oluşmayabilir. Alçak montürlü modellerde ise alyans, pırlantayı çevreleyen bölüme temas ederek iki yüzük arasında açıklık bırakabilir.

Yüzüklerin bitişik durmasını isteyenler, tektaşın montür yapısına uygun düz veya hafif kavisli bir alyans tercih edebilir. Tektaşı çevreleyen özel kavisli alyanslar, iki yüzüğün birbirine daha düzgün oturmasını sağlar.

Yüzük Genişlikleri Dengeli Olmalıdır

Alyans ve tektaşın gövde genişlikleri, birlikte kullanıldıklarında ortaya çıkan görünümü belirler. İnce gövdeli tektaş yüzükler, zarif ve sade alyanslarla uyumlu bir bütünlük oluşturur. Daha geniş veya gösterişli alyanslar ise tektaşın önüne geçebilir.

Büyük pırlantalı ya da taşlarla çevrelenmiş gösterişli tektaşlarda sade bir alyans kullanmak tasarımı dengeler. Minimal bir tektaş yüzük ise taşlı, işlemeli veya farklı renkli bir alyansla daha dikkat çekici hâle getirilebilir.

İki yüzük yan yana takıldığında parmağı gereğinden fazla kaplamamalı ve hareketi sınırlandırmamalıdır. Görsel uyum kadar kullanım rahatlığı da dikkate alınmalıdır.

Pırlanta Kesimleriyle Uyum Sağlayın

Yuvarlak kesim pırlantalar çok sayıda alyans modeliyle kolayca uyum sağlar. Oval, damla, markiz, prenses ve zümrüt kesim pırlantalarda ise taşın biçimi ile alyansın üst hattı birlikte değerlendirilmelidir.

Uzun biçimli pırlantalarda düz alyanslar bazen taşın alt bölümüne temas edebilir. Bu durumda hafif kavisli veya taşın formuna göre şekillendirilmiş bir alyans daha dengeli görünür.

Taşlı alyans tercih edilecekse alyanstaki pırlantaların kesimi, büyüklüğü ve yerleşimi tektaşın tasarımıyla uyumlu olmalıdır. Taşların aynı büyüklükte olması gerekmez; önemli olan iki yüzüğün birbirini tamamlamasıdır.

Günlük Kullanım Alışkanlıklarını Düşünün

Alyans ve tektaş yalnızca özel günlerde değil, günlük yaşamda da kullanılabilir. Bu nedenle seçim sırasında çalışma koşulları, el kullanım sıklığı ve kişisel alışkanlıklar göz önünde bulundurulmalıdır.

Ellerini yoğun kullanan kişiler için çok yüksek montürler veya dışa doğru uzanan ayrıntılar günlük kullanımda zorlayıcı olabilir. Daha sade, dayanıklı ve yüzeye yakın tasarımlar rahatlık sağlayabilir.

İki yüzüğün sürekli birbirine sürtünmesi, zaman içinde metal yüzeylerde çizilmelere veya taşların montürlere temas etmesine neden olabilir. Yüzüklerin yan yana denenmesi, bu risklerin önceden görülmesine yardımcı olur.

Doğru Yüzük Ölçüsünü Belirleyin

İki yüzük aynı parmakta birlikte kullanıldığında parmağı tek bir yüzüğe göre daha fazla sarar. Bu nedenle normalde rahat olan bir ölçü, iki yüzük yan yana takıldığında daha sıkı hissedilebilir.

Yüzük ölçüsü belirlenirken parmağın gün içerisindeki değişimi, hava sıcaklığı ve yüzüklerin toplam genişliği dikkate alınmalıdır. En doğru sonuç için alyans ile tektaşın birlikte denenmesi ve profesyonel ölçüm yapılması önerilir.

Birbirini Tamamlayan İki Özel Tasarım

Alyans ve tektaş yüzük seçiminde kesin kurallar bulunmaz. Bazı kişiler aynı renk ve benzer çizgiler taşıyan uyumlu bir set tercih ederken bazıları farklı altın renklerini ve tasarım dillerini bir araya getirmek isteyebilir.

LUXORA Mücevher koleksiyonlarında yer alan alyans ve tektaş yüzükler; altın rengi, montür biçimi, taş kesimi ve kullanım rahatlığı birlikte düşünülerek eşleştirilebilir. Doğru seçilen iki yüzük, yalnızca estetik bir bütünlük oluşturmakla kalmaz; sevginizin, bağlılığınızın ve birlikte yazdığınız hikâyenin zamansız bir simgesine dönüşür.

Mücevherlerin Bakımı Nasıl Yapılır?

Altın ve pırlanta mücevherler, doğru kullanıldığında güzelliğini ve ışıltısını uzun yıllar koruyabilir. Ancak günlük kullanım sırasında cilt yağı, kozmetik ürünleri, sabun kalıntıları ve çevresel kirler mücevherin yüzeyinde birikebilir. Zamanla altının parlaklığı azalabilir, pırlantanın ışığı yansıtma gücü zayıflayabilir.

Düzenli ve doğru bakım, mücevherin yalnızca güzel görünmesini sağlamaz; taşların, montürlerin ve bağlantı noktalarının korunmasına da yardımcı olur. Temizlik sırasında yanlış yöntemlerin kullanılması ise metal yüzeyde çizilmelere, taşların gevşemesine veya kaplamanın zarar görmesine neden olabilir.

Mücevherlerinizi Kimyasal Maddelerden Koruyun

Parfüm, saç spreyi, krem, makyaj malzemeleri ve temizlik ürünleri altın ile değerli taşların yüzeyinde kalıntı bırakabilir. Özellikle çamaşır suyu, klor ve güçlü temizlik kimyasalları altın alaşımındaki metallere zarar verebilir.

Mücevherlerinizi parfüm, krem ve makyaj uygulamasından sonra takmanız önerilir. Gün sonunda çıkarırken de yumuşak, temiz bir bezle nazikçe silerek yüzeyde biriken kalıntıları azaltabilirsiniz.

Ev temizliği, bulaşık yıkama veya kimyasal maddelerle çalışma sırasında yüzük ve bilekliklerin çıkarılması hem mücevheri hem de cildinizi korur.

Spor, Duş ve Deniz Öncesinde Çıkarın

Spor sırasında oluşan ter ve darbeler mücevherlerin yüzeyini etkileyebilir. Ağırlık kaldırırken kullanılan yüzükler baskı altında biçimini kaybedebilir; taşları tutan tırnaklar gevşeyebilir.

Duş sırasında sabun ve şampuan kalıntıları özellikle pırlantanın arka bölümünde birikerek taşın donuk görünmesine neden olabilir. Havuzdaki klor altın alaşımına zarar verebilir. Deniz suyu ve kum ise metal yüzeyde çizikler oluşturabilir.

Bu nedenle spor, duş, havuz, deniz ve yoğun ev işleri öncesinde mücevherlerin çıkarılması güvenli bir alışkanlıktır.

Altın ve Pırlanta Evde Nasıl Temizlenir?

Mücevherinizde gevşek taş, çatlak veya hassas bir parça bulunmuyorsa evde nazik bir temizlik uygulanabilir. Küçük bir kabın içerisine ılık su ve birkaç damla yumuşak içerikli bulaşık deterjanı ekleyin. Mücevheri yaklaşık 10–15 dakika bu suda bekletin.

Taşın çevresini ve ulaşılması zor alanları temizlemek için çok yumuşak kıllı bir fırça kullanabilirsiniz. Sert bastırmadan, özellikle pırlantanın alt bölümünde biriken kalıntıları nazikçe temizleyin.

Ardından mücevheri temiz ılık suyla durulayın ve yumuşak, tüy bırakmayan bir bezle kurulayın. Durulama işlemini doğrudan açık lavabo üzerinde yapmayın. Küçük parçaların giderden düşmesini önlemek için mutlaka ayrı bir kap kullanın.

Hangi Temizleme Yöntemlerinden Kaçınılmalıdır?

Diş macunu, karbonat ve aşındırıcı temizlik tozları altının yüzeyini çizebilir. Kaynar su, ani sıcaklık değişimi nedeniyle bazı taşlara ve montürlere zarar verebilir. Çamaşır suyu, aseton, kolonya ve güçlü kimyasallar da mücevher temizliğinde kullanılmamalıdır.

Ev tipi ultrasonik temizleme cihazları her mücevher için uygun değildir. Titreşim, gevşemiş taşların yerinden çıkmasına veya hassas montürlerin zarar görmesine neden olabilir. İçerisinde zümrüt, opal, inci, turkuaz ve benzeri hassas taşlar bulunan mücevherler profesyonel öneri alınmadan ultrasonik cihazla temizlenmemelidir.

Mücevherler Doğru Şekilde Nasıl Saklanmalıdır?

Mücevherlerin aynı kutuda birbirine temas ederek saklanması çizik oluşmasına neden olabilir. Pırlanta çok sert bir taş olduğu için diğer mücevherlerin metal yüzeylerini ve değerli taşlarını çizebilir.

Her parçayı ayrı, yumuşak astarlı bir bölmede veya kumaş kesede saklayın. Kolye ve bileklikleri dolaşmayacak şekilde kapalı ve düz biçimde yerleştirin. Mücevher kutusunu doğrudan güneş ışığından, nemden ve aşırı sıcaklık değişiminden uzak tutun.

Yüzüklerinizi çıkarırken lavabonun kenarı, komodin veya çanta içi gibi kolayca kaybolabilecek alanlara bırakmayın. Her zaman aynı güvenli saklama alanını kullanmak kaybolma riskini azaltır.

Beyaz Altın Neden Zamanla Renk Değiştirir?

Beyaz altın mücevherler genellikle daha parlak ve beyaz bir görünüm elde etmek için rodyumla kaplanır. Günlük kullanım, sürtünme ve kimyasal maddeler zamanla bu kaplamanın incelmesine neden olabilir. Altından daha sıcak bir tonun görünmeye başlaması çoğu zaman ürünün kalitesiz olduğu anlamına gelmez.

Profesyonel bakım sırasında yüzey parlatılabilir ve ihtiyaç duyulursa rodyum kaplama yenilenebilir. Kaplamanın yenilenme sıklığı kullanım biçimine göre değişiklik gösterir.

Taş ve Montür Kontrolü Neden Önemlidir?

Pırlantayı veya değerli taşı yerinde tutan tırnaklar zaman içerisinde darbe ve sürtünme nedeniyle gevşeyebilir. Taşın hareket etmesi, yüzüğün kumaşlara takılması veya montürde şekil değişikliği görülmesi durumunda mücevheri kullanmaya devam etmeyin.

Taşı kendiniz sıkıştırmaya veya yapıştırmaya çalışmayın. Profesyonel kontrol, küçük bir gevşemenin taş kaybına dönüşmesini önleyebilir. Günlük kullanılan yüzük, küpe ve bilekliklerin belirli aralıklarla kontrol ettirilmesi önerilir.

Işıltıyı Koruyan Düzenli Bakım

Altın ve pırlanta mücevherlerin bakımında en önemli yaklaşım; sert müdahaleler yerine düzenli, nazik temizlik ve doğru saklamadır. Mücevherinizi kimyasal maddelerden, darbelerden ve aşındırıcı yüzeylerden korumak kullanım ömrünü uzatır.

LUXORA Mücevher koleksiyonlarında yer alan her parça, değerli taşların güzelliğini ve ince işçiliği uzun yıllar taşıyacak şekilde hazırlanır. Doğru kullanım, düzenli kontrol ve profesyonel bakım sayesinde mücevheriniz ilk günkü parlaklığını koruyarak özel anlarınıza eşlik etmeye devam eder.

TOP